1 Ocak 2013 Salı

KÜBROŞUMUN PASTASI

Uzun aradan sonra yine merhaba :)


Dervişin biri eski İstanbul sokaklarında :
‘-Sen doğru ol kem belasını bulur.Sen doğru ol kem belasını bulur.’Diye diye dolaşıyormuş.Padişahın biri tebdil-i kıyafet çarşıda gezerken dervişin sözlerini duymuş,ilgisini çekmiş ve dervişe :
-Hergün sarayıma gel seninle muhabbet ederiz ‘demiş.
Dervişimiz ertesi gün ……
Sarayın kapısına gitmiş padişahın karşısına çıkarılmış sohbet muhabbet zaman geçmiş saraydan ayrılırken padişah dervişin cebine bir altın konulmasını emretmiş.
Sarayın dışında dervişimizi takip eden sahte derviş kılıklı biri yanına yanaşmış ,
-Ya arkadaş ,Padişah seni neden saraya davet etti ?Derdi neymiş?’falan filan bir yığın sorgu suale tutmuş.Her gün bir altın aldığını da öğrenince.’Onun yaptığı işi ben de yaparım’ diye düşünmüş.Sormuş,
-Ya kardeş, hergün ben de seninle gelsem rahatsız olmazsın değil mi?’ demiş belki Padişah bana da bir altın verir çoluk çocuğum nasiplenir.’
İyi dervişimiz:
-Padişahım kabul ederse neden olmasın sende gelirsin tabii ‘demiş.
Gel zaman git zaman padişah her muhabbet sonrası bir ona bir öbürüne birer altın verdirir olmuuuş.
Sahte derviş bir sabah gerçek dervişimizi çorba içmeye davet etmiş.Garsona da gizlice arkadaşının çorbasına bol sarmısak koymasını tembihlemiş.Gerçek dervişin
-Padişah’ımla muhabbet ederken kötü kokarım ‘sözlerine sözüm ona çare de üretmiş
-ağzına mendil tutarsın kardeşim ‘demiş.O gün aynen böyle olmuş bizim derviş ağzını mendille örterek padişahla söyleşisini sürdürmüş.Bu arada sahte derviş fırsat bulduğunda Padişahın kulağına eğilip,
- efendim arkadaşım ağzını mendille neden kapatıyordu biliyormusunuz ,ağzınız kokuyormuş o kokuyu duymamak için’ demiş.
Padişah çok sinirlenmiş çağırın o dervişi demiş. gerçek dervişimize sarayın fırıncısına verilmek üzere bir pusula vermiş ve ,
-Al bunu fırıncıya götür’ demiş.okuma yazması yok tabii tam kapıdan çıkıp fırıncıya gidecekken sahte derviş :
-İstersen ver o pusulayı ben götüreyim fırıncıya , belki Padişah ekmek lütfetmiştir çocuklara götürürüm senin ekmeğe ihtiyacın mı olur?’ demiş.
Onunda okuması yok,pusula böylece sahte dervişin elinden fırıncıya ulaşmış.fırıncı kağıtta yazılan ‘bunu sana getireni kızgın fırına at’ emrini hemen yerine getirip sahte dervişi alev alev yanan kızgın fırına yollamış.Ertesi gün gerçek derviş yine saraya gelmiş.Padişah şaşırmış:
- Hayrola sen dün fırıncıya gitmedinmi ?’diye sormuş..Derviş de olanları birbir anlatmış.Padişah dervişin kulağına eğilmiş:
-SEN DOĞRU OL ,KEM BELASINI BULUR ‘demiş.
Son zamanlarda okuduğum en güzel hikayelerde biri.

Şimdi gelelim pastama daha doğrusu kardeşim Kübramın arkadaşı Merveye yaptığı süpriz doğum günü pastası maalesef bu aralar çok yoğun olduğum için pastasında katkım olamadı ama onun yaptığı bu güzel pastasınıda bloğumda paylaşmadan geçemedim.


Bu arada pasta frambuazlı Merve bu süprizi görünce çok şaşırmış.Buradan bende Mervenin geçmiş doğum gününü kutluyorum iyi ki doğdun.

5 yorum:

  1. ELLERİNE SAĞLIK KARDEŞİNİZİN... DOĞRULUK HER ZAMAN DOĞRU YOLA İLETİR

    YanıtlaSil
  2. Ne güzel söz"sen doğru ol,kem belasını bulur"..Ah sabredebilsek...

    Kübra ya da maşallah, ellerine sağlık, frambuazı da çok severim :)

    YanıtlaSil
  3. hikayeni okurken aklıma geldi:mecburiyetten bakkal açtık,3 sene sonra kontrat bitti ve dükkan sahibi bize çıkmamızı istedi,kendi işletecekmiş,başka yer bulduk ,eski dükkan sahibi ise 1 sene sonra başkasına devretti ,şu anda da 4*cü kişi(bizden sonra) çalıştırıyor bakkal o yerde ,biz ise bu ikinci yerde devam ediyoruz....Pastayı kim yaparsa yapsın güzeldir,ellerinize sağılık.

    YanıtlaSil
  4. Merhaba,
    nekadar büyük bir pasta:) ellerinize sağlık..

    YanıtlaSil
  5. doğru söze ne denir? kardeşinin emeklerine sağlık...

    YanıtlaSil

Yorumun İçin Teşekkürler