8 Ocak 2013 Salı

GÜL TEMALI DOĞUM GÜNÜ PASTASI

Bu aralar  o kadar güzel ve ibretli hikayeler okuyorum ki tarifleri paylaşırken onlarıda paylaşamadan edemiyorum işte harika bi hikaye daha ...

Vaktiyle bir derviş berbere gider. Berberden saçını dibinden kazımasını, sakal ve bıyığını kısaltmasını ister. Tereddütsüz bir şekilde berber koltuğuna oturan derviş:

- "Vur usturayı berber efendi!" der.

Berber, dervişin saçlarını kazımaya başlar. Derviş de aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:

- "Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım!" diye kükrer.

Dervişlik bu sövene dilsiz, vurana elsiz olmak gerek. Ses çıkarmaz, biraz çaresiz, biraz mütevekkil usulca kalkar yerinden.

Berber, bu gariban müşterisine karşı mahcup olmakla beraber kabadayının pervâsızlığından da korkmuştur. Ses çıkaramaz.

Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa baslar. Fakat küstah kabadayı, tıraş esnasında da boş durmaz; sürekli aşağılar dervişi, alay eder:

- "Kabak aşağı, kabak yukarı!.."

Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası, yokuştan aşağı hızla kabadayının üzerine doğru gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir, kabadayının karnına batıverir. Kaşla göz arasında babayiğit kabadayı oracığa yığılır kalır, ölmüştür. Herkes bir anda olup biten bu olayın hayret ve şaşkınlığı içindedir. Berber de şok olmuştur; bir manzaraya, bir dervişe bakar ve dervişin beddua ettiğini düşünerek gayr-i ihtiyarî sorar:

- "Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?"

Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:

- "Vallâhi gücenmedim ona. Hakkımı da helâl etmiştim. Gel gör ki, kabağın bir de sâhibi var. O gücenmiş olmalı!.."


Şimdi gelelim tarifimizin anlam ve önemine bu aralar hep doğum günlerinden gidiyorum canım arkadaşım Bengülün 

doğum günüydü iki gün önce  nasıl bi pasta yapsam diye bütün hafta düşündükten sonra ona kendisi gibi naif ve şirin 

güllerden oluşan bu pastayı yaptım muzlu  sevdiğinden bi katını muzlu bi katınıda frambuazlı yaptım bi katı onun sevdiği 

gibi bi katıda benim sevdiğim gibi oldu.Dün akşam ona güzel bi süpriz yaptık.Pastayı görünce şoku mutluluğu aynı anda 

yaşayan canım arkadaşımın buradanda

                                                                        DOĞUM GÜNÜ KUTLU OLSUN.




Herkese mutlu hayırlı haftalar 




7 yorum:

  1. O BENGÜL BEN SENGÜL
    DEMEKKİ BU PASTADAN BOL GÜLLÜ TARAFINDDAN BİR DİLİMDE BENİM HAKKIM
    NE DERSİN ARKADAŞIM
    ELLERİNE SAĞLIK ŞAHANE OLMUŞ
    HAYIRLI AKŞAMLAR

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler ne demek bi dilimde sana ayırıyoruz hemen :)

      Sil
  2. ELLERİNİZE SAĞLIK:)YENİLESİ GÖRÜNÜYOR... YANINDA DEMLİ İKİNDİN ÇAYIYLA AFİYET OLSUN

    YanıtlaSil
  3. canım benim ellerine sağlık harika görünüyo nam nam :)

    YanıtlaSil
  4. çok güzel bir pasta bende haftaya bir dogumgünü pastası hazırlayacagım ama daha karar veremedim, frambuazlı beni de cezbediyor bakalım..ellerinize sağlık..

    YanıtlaSil
  5. GERÇEKTEN ÇOK GÜZELDİ HİKAYE KEYİFLE OKUDUM..
    PASTADA HARİKA GÖRÜNÜYOR.ELLERİNE SAĞLIK.
    SEVGİLER

    YanıtlaSil
  6. çok güzel bir pasta yapmışsın arkadaşına ellerine sağlık
    arkadaşına da nice mutlu yıllar dilerim

    YanıtlaSil

Yorumun İçin Teşekkürler