30 Mart 2012 Cuma

ÇİÇEK BAHÇESİ PASTASI

Bir zamanlar Afrika'daki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral, daha çocukluğundan itibaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü.

Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı. İster kendi başına gelsin ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi:

'Bunda da bir hayır var!'

Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıktılar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da ateş ediyordu. Arkadaşı muhtemelen tüfeklerden birini doldururken bir yanlışlık yaptı ve kral ateş ederken tüfeği geriye doğru patladı ve kralın baş parmağı koptu.

Durumu gören arkadaşı her zamanki her zamanki sözünü söyledi:

'Bunda da bir hayır var!'

Kral acı ve öfkeyle bağırdı:

'Bunda hayır filan yok! Görmüyor musun, parmağım koptu?' Ve sonra da kızgınlığı geçmediği için arkadaşını zindana attırdı.

Bir yıl kadar sonra, kral insan yiyen kabilelerin yaşadığı ve aslında uzak durması gereken bir bölgede birkaç adamıyla birlikte avlanıyordu. Yamyamlar onları ele geçirdiler ve köylerine götürdüler. Ellerini, ayaklarını bağladılar ve köyünz meydanına odun yığdılar. Sonra da odunların ortasına diktikleri direklere bağladılar.

Tam odunları tutuşturmaya geliyorlardı ki, kralın başparmağının olmadığını farkettiler. Bu kabile, batıl inançları nedeniyle uzuvlarından biri eksik olan insanları yemiyordu. Böyle bir insanı yedikleri takdirde başlarına kötü olaylar geleceğine inanıyorlardı. Bu korkuyla, kralı çözdüler ve salıverdiler. Diğer adamları ise pişirip yediler.

Sarayına döndüğünde, kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleştiğini anlayan kral, onca yıllık arkadaşına reva gördüğü muameleden dolayı pişman oldu. Hemen zindana koştu ve zindandan çıkardığı arkadaşına başından geçenleri bir bir anlattı.

'Haklıymışsın!' dedi. 'Parmağımın kopmasında gerçekten de bir hayır varmış. İşte bu yüzden, seni bu kadar uzun süre zindanda tuttuğum için özür diliyorum.Yaptığım çok haksız ve kötü birşeydi.'

'Hayır' diye karşılık verdi arkadaşı. 'Bunda da bir hayır var.'

'Ne diyorsun Allah aşkına?' diye hayretle bağırdı kral. 'Bir arkadaşımı bir yıl boyunca zindanda tutmanın neresinde hayır olabilir.'

'Düşünsene, ben zindanda olmasaydım, seninle birlikte avda olurdum, değil mi?' Ve sonrasını düşünsene'


HERŞEYDE ELBETTE Bİ HAYIR VAR ...

Bu aralar nedenini bilmediğim bi sebepten fazla tarif yayınlayamıyorum.Ama durdum durdum güzel bi şeker hamurlu bi pasta yaptim.Kuran münasebeti dolayısıyla yaptıpım pastanın bi katında ganaj bi katında pastacı kreması kullandım.Vişne , çikolata parçaları ve muzla doldurdum.Pandispanyasını bu sefer kakaolu yaptım kakaolu pandispanyayla ganaj birbirine çok yakışıyor.


6 yorum:

  1. Çok güzel bir hikaye.
    Çok doğru her şerde bile bir hayır vardır.Derdi büyüklerimiz.
    Bu arada pasta harika bir tasarım olmuş süperr.Ellerine emeklerine sağlık canım.
    Kur-an'nınızı da ALLAH kabul etsin.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. Hikaye çok güzel,pasta görüntüsü harıkaaa,içindekilerde çok güzel ellerıne saglık canım.

    YanıtlaSil
  3. Gelibolu17'nin hazırladığı


    "Çay,Kahve Bahane" etkinliğine



    28 MART-28 NİSAN tarihleri arasında



    http://www.marifetane.com/ yani ben ev sahibeliği yapacağım...



    Bildiğiniz gibi çay kahve bahanedir çoğu zaman,dostlarla,arkadaşlarla,dertleşmek,görüşmek için.bir çoğumuz sevdiğimiz bir arkadaşımıza ziyarete giderken "hadi çayı koy" geliyorum diye gideriz,yada müsaitsen "sabah kahvesine geleceğim" deriz...



    Çünkü o sohbet muhabbet kuru kuruya olmaz,tamam tatlı dil güler yüzde gereklidir,hatta suratı sirke satan bir ev sahibi size bal baklavada ikram etse orda çok kalmak istemezsiniz öyle değilmi,ordan ayrılmak için sabırsızlanırsınız....



    “Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse akrabasına iyilik etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!”



    Muhammed Mustafa (s.a.v)



    Ve yukarıdaki güzel hadis-i şerifi sizlerle paylaşıp,evlerinize gelen misafirlerinize,eşinize,çocuklarınıza,yada bu dünya hanesinde en güzel misafir benim deyipte kendiniz için hazırlamış olduğunuz birbirinden güzel tariflerinizi,ikramlarınızı sayfalarınızdan almaya geleceğiz :)



    Tariflerinize "çay,kahve bahane" etkinliği için Marifetane (Elif Hatice) ye gönderiyorum yazıp bana haber verirseniz,büyük bir zevkle gelip tariflerinizi alıp



    http://www.marifetane.com/ adresimde yayınlayacağım :)


    Son olarak arkadaşlar,her zamanki gibi etkinliğimize herkes davetlidir,(lütfen davetiye götüremediğimiz arkadaşlarımız kırılmasınlar)

    YanıtlaSil
  4. waaawww çok nefis görünüyorrrr....

    YanıtlaSil
  5. çok şirin ve güzel olmuş ellerine sağlık sevgiler..

    YanıtlaSil
  6. ne güzel bir hikaye bayıldım
    bu arada pastaya da bayıldım:)))

    YanıtlaSil

Yorumun İçin Teşekkürler